|
Konu : Bir yanlış davranış, bazan telafisi zor durumlara neden olabilir.
Gönderen :
Çiğdem Seçkin Gürel
Tarih :
1/19/2026 1:08:43 PM
.
BAZEN YANLIŞ BİR DAVRANIŞ TELAFİSİ ZOR DURUMLARA NEDEN OLABİLİR
SORU-CEVAP
Hepinize Sevgiyle, Saygıyla Merhaba Efendim,
Efendim, bir tanıdığımın aktardığı bir başka olayı sizinle paylaşmak istiyorum değerli yorumlarınızı almak üzere.
Bir taksi durağında çaycı olarak çalışan ve çok zor şartlarda hayatını sürdüren bir beyin 18-19 yaşlarındaki oğluna bir gün iki arkadaşı “Biz bu gece bir gece kulübüne eğlenmeye gideceğiz. Sen de bizimle gel, biz nasıl olsa gidiyoruz, sen de biraz eğlenirsin, farklı bir ortam görmüş olursun.” diyorlar. Genç bu teklifi kabul ediyor ve o gece hep birlikte güya eğleniyorlar, yeyip, içiyorlar. Gecenin ilerleyen bir saatinde arkadaşları sırayla birer birer gece kulübünden çaktırmadan kaçıyorlar. İçerde sadece bu genç kalıyor. Sonra garsonlar geliyor, hesabı ödemesini istiyorlar. Tabi gencin cebinde çok az bir para olduğu için ödeyemiyor. Bunun üzerine garsonlar genci fena halde dövüyorlar. Genç babasını arıyor, durumu anlatıyor. Baba gidip oğluna çıkartılan 800 TL (2009 yılı için 800 TL) tutarındaki borcu ödüyor. Eve geldiklerinde de oğlunu şiddetle azarlıyor ve dövüyor.
Bu olayın üzerine gencin akıl sağlığı bozulmuş. O günden itibaren aile kapı kapı dolaşıp oğullarına çare aramışlar. Uzun tedavilerden ve masraflardan sonra çocuk şimdilerde yavaş yavaş iyileşmeye başlamış.
Efendim, siz bu olayı toplumsal yönleriyle nasıl irdelersiniz? Bu olaydan alacağımız dersler neler olabilir?
Hayırlı günler dileğiyle efendim, hoşçakalın..
Çiğdem S. Gürel
Sayın Sabri Tandoğan Hz'nin cevaben yazdıkları :
----------------------------------------------------------------
Sayın Çiğdem Hanım,
22.6.2009 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum, bu olayda genç de, gencin babası da hatalı. Şimdi bunları görelim.
1-Gencin hatası şurada: Demek ki bu genç henüz iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıracak bir rüşde, bir kemale erişmemiş. Yeyip içip, masrafı bir çaycının oğluna bırakarak tüyecek kadar namussuz, şerefsiz insanlarla arkadaşlık kurmuş.
2- Babanın kabahatı da var. Şöyle ki çocuk bir salaklık yapmış, bir aptallık yapmış. İki tane rezil insana kendini soydurmuş. Sonra garsonlardan ölesiye bir dayak yemiş. Arkasından eve geliyor, babasından aynı dayağı yiyor. Ve çocuğun ruh sağlığı ebediyen bozuluyor. Ben onun düzeldiğine de inanmıyorum. Şimdi baba burada çok, ama çok büyük bir hata yapıyor. Tamam, çocuk hatalı. Ama onu ölesiye dövmekle bu hata düzelmez ki, bu yanlış ortadan kalkmaz ki. Yapacağı iş birçok defalar oğluyla dostça, arkadaşça sohbet ederek ona doğru dürüst arkadaş seçmesini, aksi takdirde bunun faturasının çok ağır olacağını oğluna anlatmak olmalıydı. Yavrum demeliydi, bir atasözü vardır, arkadaşının kim olduğunu söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim. Bunlar bir bilinç, bir kültür meselesidir. Tekme tokatla bu iş halledilmez ki. Sekiz yüz liram gitti diye çılgına döndü. İyi güzel. Ama çocuğun ruh sağlığı ebediyen bozuldu. Oldu mu ya! Mesele bundan ibaret yavrum. Bu gibi durumları tekme tokatla değil çocuklarımızla dostça, arkadaşça sohbet ederek halledelim. Rahmetli annemin metodu böyleydi. Hayat olaylarını bana hep dostça, arkadaşça sohbetlerle anlatırdı. Bugüne kadar hayatımı tertemiz, pırıl pırıl geçirdiysem bunu rahmetli annemin sohbetlerine borçluyum.
Diyeceklerim bu kadar. Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Aziz Ruhları Şad Olsun.
|