Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İbret dolu bir hidayet öyküsü. Çok teşekkürler.
Gönderen : Özden
Tarih : 8/19/2018 5:23:04 AM


.


Sevgili Babacigim,


Hayrli nurlu inşirah dolu bir günler diliyorum.. Nasilsiniz , her daim dualarimdasiniz


Bu gun sizlerle bir güzel insanin öyküsünü paylaşmak istiyorum..


Bundan ikibucuk yıl önceydi... Bir akşam bir arkadaşın evinde tanıştık ... Otuz yaşlarında sarışın mavi gözlü , sakin sessiz görünüşlüydü... Tipik bir Avustralyalıydı..Hiç bir dine inanmadığını söylüyordu.. Daha doğrusu bu şekilde yetiştirilmişti.. On altı yaşında iken evden ayrılmış, okumuş , çalışmış, değişik ülkelerde kariyerine devam etmiş ve buralara kadar gelmişti.. Ailem bana hiç karışmadı karışmazlar.. Bilirim ki istesem arayabilir yardım isterim, istediğimde gider görüşürüm ama bunun dışında yalnızım diyordu.. Dünyada Yaradılışa ve Yaradana karşı bir merakı da olmamıştı.. Ama bir yerlerde melekler olmalı, bir enerji varmıs gibi geliyor dedi..
O güne kadar hiç Türk arkadaşı olmamış.. Bizleri Çanakkale savaşındaki Anzak hikayelerinden biliyormuş.. Kültürü merak ediyordu.. İnsanları da .. Çünkü bir süre önce bir Türk genç ile tanışmış evlenmeye karar vermişlerdi... Ancak hiç bir dine inanmaması buna engel olmuştu... İşte O da bunun için , dinin ne demek olduğunu merak ettiği için buradaydı bu gece ... Ben kimse istedi diye birşeye inanamam.. İnanmadığıma da inandım diyemem . Bunu gerçekten hissetmeliyim diyordu.. O kadar cok sorusu vardı ki..... Bir kısmı O geceye kadar bizim hiç aklımıza gelmeyenlerdi... Ev sahibi arkadaş, ben ve kızlarım .. Bir de O saatlerce süren sohbette neler konuşmadık ki.... Kimi zaman duygulandık, kimi zaman gözlerimiz yaşardı... Kimi zaman sessizleştik.. Kimi zaman Sorularını yanıtlamak için uzun uzun düşündük, kelimeleri seçmekte zorlandık... Uzun çok uzun ama bereketli bir geceydi...


Telefonlarımızı alıp verdik, bir daha buluşmaya ve sohbete söz verip ayrıldık oradan.. Aradan bir hafta geçmemişti ki bir cuma gunu Cuma saati sonrası telefonum çaldı... Hattın öbür ucundaydı.. Ben müslüman olmaya karar verdim diyordu... Dediğini yaptı hem de o gün..


On gün sonra Türkiye'ye gitti evlenmek için... Geldiğinde gözleri ışıl ışıldı... Aile ne demekmiş yeniden öğrendim ben diyordu..
Eşinin ailesi onu öyle sevgiyle bağrına basmıştı ki şaşırmıştı.. Gördüğü ilgi ve sevgi onu bunaltacak sandık ama öyle olmadı.. Sanki yıllardır hissetmediği bu duyguların hepsini bir anda yaşıyor hayatını onlarla paylaşmaya doyamıyordu.... İnanılmaz derecede sevgi dolu ve düşünceliydi... Daha birkaç aylık evli iken kayınvalidesi hastalandığında o an için bakacak kimsesi olmadığı için Türkiyeye gidip yanında kaldığında biz bile inanamadık.. Annenin bana ihtiyacı vardı gittim diyordu...


Bu arada kendi anne babası ilk başlarda evliliğine kesinlikle karşı çıkmışlardı.. Bir hristiyanla kilisede evlenseydim sorun olmazdı ama müslüman hem de Türk olunca buna hiç razı gelmediler diyordu..


Öğrenmeye o kadar istekli idi ki, hızına yetişemiyorduk.. Bebek bekliyordu, işten ayrılmıştı.. Hayatım boyunca çalıştım dönüp baktığımda bana manevi olarak hiç bir şey vermediğini anladım.. Artık kendim bebeğim ve ailem için birşeyler yapacağım.. hayatıma anlam katacağım diyordu.. İnternette araştırıyor, bulduğu yazıları bana yolluyor neden niçin nasıl diye bir sürü soru sıralıyordu….
Bir gün telefonum çaldı .. Telefonun öbür ucunda tiitreyen sesi ile ben müslüman oldum ama hala birşeyler eksik, ibadet etmek istiyorum eşim zamanla öğrenirsin diyor.. Ben şimdi öğrenmek istiyorum.. Bana namazı anlat diyordu.. Hemen internetten ingilizce olarak namazla ilgili bulduklarımı yolladım , en temel olarak okuması gereken süre ve dualarla ve ingilizce anlamları ile beraber. Bir kaç gün sonra öğrendik ki eşinden ona her vakit namaz kıldırmasını istemiş.. Beş vakit birlikte kılmaya başlamışlar bu arada o da ezberlerini yapmaya başlamış eşi de ihmal ettiği beş vakit namazına böylece yaniden başlamış… Ustelik ezani duyar duymaz hazirlaniyor ve Rabbinin cagrisina icabet edip hic beklemeden ertelemeden aninda huzurda oluyor....


Bir kac ay sonra Ramazan ayında ifterda bize geldiler.. İftarın ardından Teravih için birlikte bize yakın bir güzel camiye gitmeye karar verdik.. Hayatında ilk kez camide cemaatle namaz kılacaktı.. Hamileliğin 7 ci ayında olduğu için dedim ki; istersen yatsıdan sonra çok zorlanırsan kılmayabilirsin.. Yada sandalyede oturarak devam et.. Ona göre bir yerde namaza başladık.. O bir saat boyunca yanıbaşımda titreyerek ve sürekli ağlayarak namazını tamamladı.. Hiç eksiksiz ve kıyamda… O anda hissettiklerimin tarifi mümkün değil .. Çünkü çok farklı bir ruh halında çok farklı bir boyuttaydı… Çıktiginda kıpkırmızı olmuş gözlerinde büyük bir huzur ve mutluluk vardı…


Hele Zilhicce ayının ilk günü beni arayıp da " Zilhiccenin ilk on günü çok kıymetliymiş biliyor musun ?" diye sorduğunde hissettiklerim ! .. O büyük bir heyecanla gece teheccude kalktığını inanılmaz bir maneviyat ve huşu hissettiğini, bir iki haftaya doğacak evladının da o kadar huzurlu olduğunu hissetiğini anlatıyor ve soruyordu : Sen de kalkıyorsun hissediyorsun değilmi ? Oruç da tutuyorsun değil mi ? " O gece huzurda hayatımın pek çok yılında kaçırdığım bu güzellik ve üstün maneviyat boyutu için uzun uzun ağladım.. ...


Bebeğini dünyaya getirmeden kısa bir süre önce kendi isteği ile tesettürünü de tamamladı… Ve bebeğine Zuleyha Elif'e kavuştuğunda tam olarak bir ana olmaya hazırdı….


Zeynep Lauren iki hafta önce ikinci bebeğini oğlu Hamzayı kucağına aldı.. O iki evladı eşi ve şimdilerde yanlarında olan kayınvalidesi ile mutlu ve huzurlu.. Har gün öğrenmeye ve anında yaşamına geçirmeye devam ediyor… ( örnek vereyim Peygamber efendimiz SAV veda hutbesini okuduğu zaman ilk yaptığı şey kocasına biz arabamızı nasıl aldık diye sormak olmuş.. Bankaya kredi faizi ödendiğini öğrendiğinde birdaha o arabaya binmedi.. Araba hemen satıldı.. Banka borcu kapatıldı ve yerine bütçelerine uyacak ikinci el küçük bir araç alındı.. Ve biz hayretle olanı biteni seyreyledik.. )


Anne babası ile de görüşüyor.. Onlara iyi bir müslüman evlat nasıl olur göstermeye kararlı.. Sürekli arıyor soruyor, torunlarını götürüp torun sevgisini onlara da tattırıyor..


Bizlere de her gün örnek olmaya devam ediyor.. Onu tanıdığımızdan da kardeşimiz olduğundan da çok mutluyuz..
Rabbim son nefese kadar bu şekilde iman ve ihlasla devam etmesini ve hayat imtihanını başarıyla tamamlayanlardan olmasını nasib eylesin…


Amin..



Sevgi selam ve dualarimla , ellerinizden operim..



Ozden

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]