Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Güzel kabul görmek için.
Gönderen : Yunus
Tarih : 12/8/2017 5:58:12 AM


.


Sayın büyüğüm iyi günler dilerim,


Efendim, sizi kısa bir süre önce sorulara verdiğiniz güzel ve yerinde cevaplarla tanımak imkanına kavuştum. Sayın büyüğüm, benim de cevabını bir türlü vermediğim bir sorum var, onu size yöneltmek isterim. Ben üniversitede mühendislik eğitimimi yeni tamamladım. Mezuniyet ortalamam da sınıf ortalamasının üzerinde. Bir kaç yere iş için başvurdum, mülakata çağırdılar. Ancak hiçbirisinden kabul edilmedim. Şu anda başarı olarak benden daha iyi durumda olmayan bazı arkadaşlarım ise işe çoktan başladılar. Ben karakter olarak biraz da olsa sessiz, içe dönük bir gencim. İş görüşmelerine giderken de hep bir sınava tabi tutulacağım korkusuyla gidiyorum elimde olmadan. Ne yaptıysam bu korkumu da yenemiyorum. Hele şimdi birkaç yerden kabul alamayınca nasıl davranmak gerek hiç bilemiyorum. Bana bir yol gösterirseniz çok memnun kalacağım. Ellerinizden öpüyor, saygılarımı sunuyorum.


Hoşçakalın...


Yunus


--------------------------------------------------------------------------------


Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Yunus Bey,


Kıymetli yavrum, önce hayatta en önemli olay insanı tanıyabilmek. Sizin iş görüşmelerinizde de sonucun başarısız olması bununla ilgili. Siz, iş görüşmelerinize giderken bir ön yargıyla yola çıkıyorsunuz. Çok yanlış. Şimdi diyorsunuz bunlar bana çeşitli sorular soracaklar, beni bir nevi imtihana tabi tutacaklar. Giderken yüzünüz asılıyor, bir gerilim içine giriyorsunuz. Bunun neticesi sizden eksi elektrik çıkıyor. Kapıdan içeri girdiğiniz zaman yüzünüzde eksi bir ifade, tavırlarınızda bir neşesizlik, tatsızlık. Ve kendisinden eksi elektrik çıkan bir kimse pek tabiidir ki o kapıdan güleryüzle çıkamaz. Bu sadece iş ilişkilerinde değil, sosyal ilişkilerde, aşk ilişkilerinde de böyledir. Hiçbir kız negatif düşünceler içinde eksi elektrik çıkaran, yüzü asık, tatsız, tuzsuz, neşesiz bir erkeğe yüz vermez. Gelin işten önce bu tavrımızı değiştirelim. Yüzümüzde pırıl pırıl bir ifade, dudaklarımızda tatlı, huzurlu bir tebessüm olsun. Kıyafetimize dikkat edelim. Canlı ve dinamik olalım. Gittiğimiz yere ışık götürelim, hayat götürelim, enerji götürelim. O zaman göreceğiz ki bütün kapalı kapılar açılacak, bütün imkanlar bize sunulacak.


Talebelik günlerimi hatırlıyorum. Arkadaşlarım imtihan kapısında pür telaş, heyecan içinde, acele acele sinirli bir ifadeyle kitaplarını karıştırırlardı. Ben, cebimden şiir kitabımı çıkarır Cahit Sıtkı’dan, Bedri Rahmi’den, Cahit Külebi’den şiirler okurdum. Sıram gelince tebessüm ederek, huzur ve sükun içinde içeri girer, yerime otururken edeple, saygıyla imtihan heyetini selamlardım. Size bir sır söyleyeyim mi, daha sorular sorulmadan ben sınavı kazanmış olurdum. Kıyafetime çok dikkat ederdim. Elbisemle kravatım arasındaki uyumu önceden uzun uzun düşünürdüm. Ayakkabılarım pırıl pırıl olurdu. İtina ile traş olurdum. Bu şekilde daha kapıdan girerken maç bitmiş olurdu.


Değerli yavrum, günümüzde bu konu daha büyük bir önem kazanmış durumda. Herkesin kendine göre binbir sıkıntısı var. Artık kimsenin günümüzde asık surata, gerilmiş sinirlere, eksi elektriğe tahammülü yok. Diyeceksiniz ki ben güler yüzlü olmaya mecbur muyum? Diyorum ki hayatta başarılı olmak, sevmek ve sevilmek, gittiğiniz yerde hep el üstünde tutulmak için buna mecbursunuz. Artık karar sizin. Söyleyeceklerim bu kadar.


Selam, sevgi ve saygı ile.


Sabri Tandoğan


Rahmet ve Şefaat Gani Gani Onun ve Hakka Göçen Yakınlarının Üstlerine Olsun

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]