Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Kendini beğenmiş alimin sohbetinden kendini bilen cahilin sohbeti üstündür.
Gönderen : Müzeyyen
Tarih : 8/22/2016 1:24:13 PM


.


Selâmün aleyküm birbirinden değerli, pırlanta   gibi  kadirşinas  Kardeşlerim...


 


İbni Atâullah Hazretleri şöyle buyurmuştur :


 


" Nefsinden razı olmayan bir cahil ile arkadaşlık etmek, kendini beğenen bir alimle beraber  olmaktan hayırlıdır. Zira bencil alim için hangi ilim faydalı olabilir ? Nefs rızasını terk etmeyi bilen cahil için  hangi cehalet zararlı olabilir ? " 


İlimden murat varlığını yok edip Hakk' ı var etmektir. Varlığını yok eden cahil  , pek ilim bilmese de hal ilmine sahip olur . Hakk rızasını kazanır.


Allah ona öğretir.


 


Seyyid Ahmed Rıfa-i Hazretleri .


 


"  - Allah'a açılan kapılar çoktur. Her kapıda pek çok bekleyen vardır. Ancak tevazu kapısında pek kimse yok gibidir çok azdır . Ben tevazu kapısını tercihte  bulundum.  Bekletilmeden hemen kabul gördüm. Size tavsiyem sizlerde tevazu kapısının müdavimi olun. "


 


Hazreti Mevlânâmız :


"  Kılıç boynu olanın boynunu keser ,gölge yerlere döşenmiş olduğundan hiç bir kılıç darbesi onu yaralayamaz. "


 


 Sen de her daim tevazu ve mahfiyet içinde hilm sahibi olursan hiç bir kılıç seni yaralayamaz.


Ben diyene kapılar açılmaz. Nefsini kınamak ve ondan bir an bile razı olmamak insanı tahkiki imana götürür. Kamil insan eyleyip rüşte erdirir.


 


Herkes yahşi ben yaman diyerek nefsinden razı olmayan için kapılar hep açıktır. O bekletilmez,  En büyük takva mütevazi olmaktır.


 Hazret-i Aişe annemize birisi gelerek sual eder :


 


 " - insan ne zaman büyüklerden olur ? Demiş ki :


" -Ne zaman kendisini küçüklerden bilirse "


" - Peki ne zaman küçüklerden olur ? "


" - Ne zaman kendisini büyük bilirse " 


 


Geçenlerde Hoca ve hafızlardan oluşan bir grupla,  Arapça kursundan eşini kaybeden bir arkadaşa taziye ziyaretinde bulunduk.


Bu kimseler ALLAH dostlarını sevmeyip inkar ettiklerinden dolayı , kendimi yanlarında çok yalnız hissettim...


 


tasavvufun amacı nefsi teskiye , kalbi tasfiye, etmek. Hakiki  ilme ilâhi Aşka  irfana ermek safileşmektir. Arifler biz yokuz diyerek varolurlar, Hakla kaim olurlar.


Sonra parkta oturan bir tanıdığa rastladım bir süre sohbet ettik. Yan bloktan olan , bu kimsenin   dini bilgisi ve yaşantısı yok fakat tatlı dilli saygılı güler yüzlü ne zaman rastlasam hal hatır eder . Bu kimsenin yanında kendimi daha iyi hissettim. Aklıma Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinin sözü geldi .


 


" Güzel huylu günahkarlarla  sohbeti bağnaz dindarlarla sohbete tercih ederim " 


 


Üftade yanıp tüter


Bülbüller gibi öter,


Dervişlere taş atan 


İman ile göçer mi ?


 


Geç ak ile karadan


Halkı çıkar aradan


Sen çıkarsan aradan


Kalır seni Yaradan


 


Hüzünler sarmaşık olup acıyı örse de kalbime,
 Viranelerde, açar ya çiçekler  ,yeşerir ya ümitle!
İmar eder ya insan, kalbini sevgilerden,
En güzel çiçeklerden ,gökkuşağında ki renklerden
Gözlerden bir ışıltı vurur ya , ruhlara
Bir buyur sesi duyulur ya kalplerden.
Hayat akıp giderken ellerimizden
Hicran közleri dönüşür ya visale,


Damla okyanusa karışır ya !
Sonbaharın kokusu dökülen yapraklarda
Geçmiş bahar mimozaları ve yine hüzün
Kuytu bir yalnızlık ,kalabalıklar içinde gizlenir.
Lisanlar anlaşmak için yeterli değildir,
Günler biter ,ayrılıklara artık boyun eğer.
Vefasız çıksa da kırlangıçlar,
Buhur vermese de ıhlamurlar
En duru sevgiler topladım...! Yalnız bizim için...!
Kaplumbağalar izledim, kumruları sevdim
ardınca koştum kelebeklerin
Yağmurlar ıslatsa da kimin umurunda,


Gözlerinde ışıl ışıl bir kandil yanar ya garip insanların
Kalplerin sıcaklığın da ısındım, kalplerin sıcaklığında kurudum


Ey can ibretle bak hayata.
Sahip olmaları bırak yalnızca olmaya bak.
Varsın yansın gemilerin, karanlıklar sarsa da, etrafını, kalbinde ki ışık yeter...!


 nasıl ki ,
Aydınlanır ayla mehtap dolu  geceler,
Bırak dökülsün yürekten, korkusuzca heceler.
Kalpte tutsak kalmasın şiir.


Onsuz yaşanmaz sandığımız dostlarımız,


yıldız gibi kayar gider hayatımızdan,


Yeni ışıltılar girsin diye yaşantımıza,


Sende bırak giden gitsin mahsun olma..!
Varsın çalsın yine karşı kulüp, acılı ayrılık şarkıları
Bir Ayet düşsün gökten yüreğine,
"ALLAH kuluna kafi değil mi?


Biz hep gideriz "
Yine gideriz hayatın içinden , zamandan geçip gideriz, valizimiz  dolu hüzün...!
Bir de düşünceler, hatıralar geriye kalan yaşananlardan ,
Yalnız düşüncedir varlığın, gerisi et ve kemik bir yığın..


"Allah aşkından gayrı her şey iki dünyanın niğmetleri de olsa can çekişmeden ibarettir demiş ya Pirim ne doğru söylemiş


Her yeni eskir, her gidenin yerine başkası gelir, her genç yaşlanır, her güzel çirkinleşir, her maharetli son demde maharetini kaybeder, her zengin fakirleşir, her güzel yazı bir gün okunmaz olur... Sen dua et Gönül Rabbin terketmesin seni ...


Baki kalan şu gökkubede hoş bir sada imiş ne mutlu o hoş sadayla ebediyete göçenlere...Gerisi  laf-ı güzaf...


 


yunus Sen arif  isen


Anladım bildim deme !


Tut miskinlik eteğin,


Ahir sana gerektir.


( Yunus sen Aşık ve Arif isen Hakkı her yerde görüyor ve her şey de seziyorsan. Her şeyin arkasında Onun olduğunu gönülden hissediyorsan. Bunları kendine izafe etme, O Hakk'tandır sahip çıkma sahibi Sen olma. bırakma acizlik hiçlik ve yoksulluk  ve kendini insanların en arkasında en sonda gör.


İlmin kapısı kendini cahil görmenden geçer. Ne kadar öğrensen de Hakk'ın ilmine nispetle cahilsindir. )


Nefsimizin şerrinden Rabbimizin korumasına sığınırız..


 


VESSELÂM
Bir Üftade


"MÜZEYYEN CİHANGİROĞLU
 


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]